Anasayfa » Beğenilenler » Şevahid-ün Nübüvve İndir > Mevlüt Kandiliniz Mübarek Olsun

Şevahid-ün Nübüvve İndir > Mevlüt Kandiliniz Mübarek Olsun

Şevahid-ün Nübüvve Kitabı, öncelikle Mevlüt Kandiliniz mubarek olsun efendim. Bu kutlu gece tüm alemlerin hürmetine yaratıldığı ve Cenâbı Hakk‘ın hakkında (Levlâke levlak lema halaktül eflak = Sen olmasaydın kâinatı yaratmazdım) buyurduğu iki cihan güneşi sevgili peygamberimiz, efendimiz aleyhissalatü vesselam doğduğu gecedir. Sizlere aşağıdaki Şevahid-ün Nübüvve isimli Mevlana Abdurrahman Cami hazretlerinin yazmış olduğu bu kitabı takdim ediyoruz.

Şevahid-ün Nübüvve İndir,Şevahid-ün Nübüvve

Kitabı gerek PDF formatında indirip okuyabilir gerekse Mp3 formatında sesli olarak dinleyebilir veya online olarak okuyabilirsiniz. Kitabın içinde, Muhammed aleyhisselâm doğmadan önce meydâna gelen ve peygamberliğine müjde olan alâmetleri, doğumundan peygamberliği bildirilinceye kadar görülen peygamberlik müjdeleri ve alâmetleri, Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” peygamberliğinin bildirilmesinden hicretine kadar vukû’ bulan hâdiseler, hicretinden vefâtına kadar vukû’ bulan hâdiseler ve daha pek çok mucize ve hadise anlatılmaktadır.

ŞEVÂHİD-ÜN
NÜBÜVVE
(Peygamberlik Müjdeleri)

 

Şevahid-ün Nübüvve İndir,Şevahid-ün Nübüvve

ÖNSÖZ

Bismillâhirrahmânirrahîm

İnsan için üç dürlü hayât vardır: Dünyâ, kabr, âhıret hayâtı. Dünyâda, beden rûh ile birlikdedir. İnsana hayât, canlılık veren rûhdur. Rûh bedenden ayrılınca, insan ölür. Beden mezârda çürüyüp, toprak olunca veyâ yanıp kül olunca, yâhud yırtıcı hayvan yiyip yok olunca rûh yok olmaz. Kabr hayâtı başlar. Kabr hayâtında his vardır, hareket yokdur. Kıyâmetde bir beden yaratılıp, rûh ile bu beden birlikde Cennetde veyâ Cehennemde sonsuz yaşarlar.

İnsanın dünyâda ve âhıretde mes’ûd olması için, müslimân olması lâzımdır. Dünyâda mes’ûd olmak, râhat yaşamak demekdir. Âhıretde mes’ûd olmak, Cennete gitmek demekdir. Allahü teâlâ, kullarına çok acıdığı için, mes’ûd olmak yolunu, Peygamberler vâsıtası ile kullarına bildirmişdir. Çünki insanlar bu se’âdet yolunu, kendi aklları ile bulamazlar. Hiçbir Peygamber kendi aklından birşey söylememiş, hepsi, Allahü teâlânın bildirdiği şeyleri söylemişlerdir. Peygamberlerin söyledikleri se’âdet yoluna (Din)denir. Muhammed aleyhisselâmın bildirdiği dîne (İslâmiyyet) denir. Âdem aleyhisselâmdan beri binlerle Peygamber gelmişdir. Peygamberlerin sonuncusu Muhammed aleyhisselâmdır. Diğer Peygamberlerin bildirdikleri dinler, zemânla bozulmuşdur. Şimdi se’âdete kavuşmak için islâmiyyeti öğrenmekden başka çâre yokdur. İslâmiyyet, kalb ile inanılacak (Îmân) bilgileri ve beden ile yapılacak (Ahkâm-ı islâmiyye) bilgileridir.

MUKADDİME

Nebî ve Mürsel [Resûl] kelimelerinin ma’nâları ve bunlara bağlı şeylerin açıklanması hakkındadır.

Resûl, kendisine Allahü teâlâ tarafından vahy yolu ile yeni bir din gönderilen Peygamberdir. Bu din ile Allahü teâlâya nasıl ibâdet edileceğini bildiren, her asrda gelen Peygamberlere Nebî denir. Peygamberliğini bildirdikden sonra, îmân etmiyenlerle cihâd etmesi emr olunan Peygamberlere “Ülül’azm” denir. [Âdem, Nûh, İbrâhîm, Mûsâ, Îsâ ve Muhammed Mustafâ aleyhissalâtü vesselâm ülül’azm Peygamberlerdir.] Nitekim, Peygamberimize “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” Peygamberliğinin bildirildiği ilk zemânlarda; (Senin vazîfen ancak emrleri teblîgdir!) buyruldu. Bir zemânda da [Kehf sûresi 29.cu âyetinde meâlen], (Ey Resûlüm! De ki, Kur’ân-ı kerîm Rabbinizden gelen bir hakdır. Artık dileyen îmân etsin, dileyen kâfir olsun! Çünki biz, zâlimler için öyle bir ateş hâzırladık ki, onun kalın dıvârları kendilerini kuşatmışdır)buyuruldu. Fekat, son zemânlarında teblîg şekli değişdi. Ve Allahü teâlâ [Tevbe sûresi 36.cı âyetinde meâlen], (… Onlar ile toptan harb edin!..) ve [Bekara sûresi 191.ci âyetinde meâlen], (O kâfirleri nerede bulursanız öldürünüz!) buyurdu.

Mu’cize; Peygamberliğini bildiren bir Peygamberden, hiç kimsenin i’tirâz edemediği, âdet-i ilâhiyye dışında ve kudret-i ilâhiyye içinde meydâna gelen âdet dışı hâdiselerdir. Evliyânın kerâmetleri ve kâfirlerin istidrâcları, mu’cize ta’rifinin dışındadır. Zîrâ; Evliyâ; Nübüvvet da’vâsında bulunmaz. Dalâlet ehlinden, her ne kadar nübüvvet da’vâsında bulunanlar düşünülebilse de, Allahü teâlânın âdet-i ilâhiyyesi şöyledir ki, onlar hârikul’âde işler yapmak istedikleri sırada, bu şeyler onlardan meydâna gelmez. Gelse bile bunlara karşı çıkan ve iddiâlarının aksini söyliyen bulunur. Bu da onların da’vâlarının aslsız olduğunu gösterir.

Online Okuyun

Online Dinleyin

Online İndirin

Kaynak bağlantı: http://www.dinimizislam.com/

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

 

x

Check Also

Wise Care 365 Pro Optimize Aracı (Kampanyası) 1 Yıllık

Wise Care 365 Pro, bilgisayardaki gereksiz dosyaları kaldırarak gizliliğinizi korur. Wise Care, işletim sistemlerini daha güvenli bir hale getirerek ...