İncelemeler Oyun İndir

DON’T STARVE İNCELEMESİ

Hep söylemişimdir; bu söz her zaman hayat düsturum olmuştur. “Açlıktan ölme” diyen oyundan korkacaksın. Hım o zaman kendimi hazır etmeliyim; çünkü adeta Survivor gibi bir hayat yaşayacağım diye düşünüp aldığımız bu Don’t Starve oyununda aslında çoğu ölümler açlık dışındaki sebeplerden dolayı gerçekleşiyor. Zaten oyunu keyifli hale getiren de tamda bu ve bu sebeplerin çaresini bulmaktan geçiyor. ?

Bu oyunu alacaksanız baştan söylemeliyim ki; bu yazdığım yazı kesinlikle sizi etkilemeyecek. Don’t Starve’ı kötülemeyi amaçlamıyor ya da oyun çok iyi hemen alın demiyorum. Sadece oyun hakkında bilgi edinmenizi amaçlıyorum ve ayrıca bu oyun bazı şeyler hakkında fikir üretmenizi sağlayacak. Çünkü oyunun tüm aksiyonu beklenmedik sebeplerden gerçekleşiyor. Öldüğünüzde tekrar aynı duruma düşmemek için fikir üretmek, ada koşulu gibi birbirinden farklı yaşam koşulları içinde hayatta kalmaya çalışmak ve bir sonraki gün güneşin doğduğunu görebilmek gibi… Ama yabancı bir ortamda hayatta kalmanın yollarından biri de o ortam hakkında azıcık fikir sahibi olmaktır benden söylemesi.

Don’t Starve Yemek zamanı mı neee?

Oyuna ilk kez başlarken seçebileceğimiz tek bir karakter var, o da Wilson. Bu bilim dâhisini seçip oyuna girdiğiniz anda bir kere kendinizi ne yapacağını bilemez halde bulacaksınız, baştan söyleyelim ki; bundan kaçış yok! Amacımız hayatta kalmak ve bunun için karnımızı doyurmak, sağlığımıza dikkat etmek, yabani hayvanları kızdırmamaktır.

İlk günümüzü sağ salim atlatmaya çalışacağız

Artık ne kadar başarabilirsek:) Bunun içinde hemen her kaynağı toplamaya başlamamız gerekiyor. En temel kaynaklar olan çimen ve dallar zaten bolca bulunabiliyor ve bunlar işimize çok yarayacak. Bulduğunuzu direk cebe atın. Önemli bir kaynak olan çakmak taşını, yeri kazarak bulabiliyorsunuz ve bu tür kaynaklar hep yeri kazarak bulunuyor. Böğürtlenleri çalılardan topluyorsunuz, kuşları korkutup çekirdek bırakmalarını sağlıyorsunuz, küçük hayvanları avlayarak et buluyoruz. Balta yaptığımız zaman ise, ağaç kesmeye başlıyor ve odun elde ediyoruz. Tabi hepsi bu değil (:

Bu oyunda, ilk günü atlatmak demek geceyi atlatmak demektir. Gün ilerledikçe hava önce kararmaya başlıyor, ardından zifiri karanlık çöküyor. Zifiri karanlık çöktüğünde elinizde bir ateş kaynağı yoksa sizde yoksunuz demektir. İlk gecenin sorunsuz geçmesi için elinizde en azından meşale yakmaya yetecek kadar, ekstra malzeme olmasına dikkat edin! Bu durum en azından, oyunun gidişatı ve sizin eylenmeniz için önemli bir durum.

Oyunun ilk günlerinde iki farklı taktik kullanabiliyorsunuz. Bunlardan ilki daha birinci günden, kendinize ana kamp olarak bir yer belirleyip, inceden kampınızı kurmaya başlamak. İkincisi ve benim önerdiğim ise, ilk haftayı haritayı mümkün olduğunca gezerek geçirmek ve 8. günden itibaren en uygun yere ana kampınızı kurmaktır. Eğer kâşif ruhluyum diyorsanız, o halde geceleri elinizde meşale ile etrafı keşfetmeye, devam edebilirsiniz. Ama bunu önermiyorum. Diğer seçenek sizin için daha kolay ve uygun. Geceyi atlatmak için iki adet meşaleniz olması şart! İlk meşale söndükten 1-2 saniye içinde ikinci meşaleyi yakmalısınız, yoksa canavarlara yem olursunuz.

İnceden kamp işlerine girmenin zamanı geldi bence haydi başlayalım…

İşe girişmeden önce, kendimize sağlam bir altın kaynağı bulmamız gerekiyor. Birkaç gündür etrafta dolaşıyorsanız fark etmiş olmalısınız; elimizdeki temel aletlerden başka bir şey yapmayı beceremedik çünkü daha oyuna yeni başladık. Ama hala altın bulamadık ve evet oyunun zorlukları burada başlıyor. Altın oyundaki en önemli kaynaklardan biri ve elde etmenin iki ana yolu var. Ya, yan tarafında altın damarı olan kayalar bulup kıracaksınız ya da Pig King ile takas yapacaksınız. Altın yenilenebilir bir kaynak olduğu için ana kampımızı altın damarlarına yakın kurarak, bu ihtiyacımızı daha rahat biçimde karşılayacaktır.

Bir ana kampın iki tane olmazsa olmazı var. Bunlardan biri “Fire Pit”, diğeri ise yemek yapmak için kullanacağınız “Crock Pot”. Fire Pit ile haritada da gösterildiği gibi kampınızın nerede olduğunu unutmayacaksınız. Ayrıca daha az odun gerekecek ve kışı geçirmenize yardımcı olacaktır. Kampınızı yola yakın bir yere kurarsanız, geceleri kampa dönme hızınızı ciddi biçimde arttırabilirsiniz ve karanlıkta kurda, kuşa yem olmaktan kurtulursunuz. Çünkü siz bize lazımsınız lütfen hayatta kalın (:

Ana kamp yerine karar verirken dikkat etmeniz gereken diğer bir şey de yiyecek kaynaklarına ve koruyucu hayvanlara yakın olması. Kışın kısa sürede açlıktan ölmemek için yiyecek bulmanız gerekecek. Eğer ana kampa yakınlarında 4-5 tavşan yuvası veya sık böğürtlen çalıları varsa, çok rahat edersiniz. Koruyucu hayvanlardan kastımız, Domuz ve Bufalo’ lardır. Bu tür hayvanlar, sizi başta tazı saldırıları olmak üzere, çeşitli yabani saldırılardan koruyacaklar. Ama ne yaparsanız yapın! Sakın kampınızı Domuz köylerinin veya Bufalo’ ların hemen dibine kurmayın! Domuzlar adama dönüştüğünde, arada kalmanızı hiç tavsiye etmem.

Tahta kukla da ne!

Belki şansınıza kampınızı, tavşanların bulunduğu güzel bir yere kurdunuz ve bu sayesinde, kış gelene kadar günlerinizi gündüz kaynak toplayıp, akşamları mis gibi tavşan eti yiyerek, büyük bir rahatlık, içinde yan gelip yatarak geçirebilirsiniz. Bu noktada artık amacımız, topladığımız kaynakları tüketerek ihtiyacımız olan, çeşitli alet, edevatı temin etmek ve doğa koşullarına, daha iyi uyum sağlamak olmalı. Mesela saldırılara karşı koymak ve avlanmak için silah, gereklidir ve bazen savaşmanız gerekebilir, hazırlıklı olun!

Diyelim ki; ilk kampınız aceleye geldi. Bu sizin için bu oyunun sıkıcı ve amaçsız geçeceği anlamına gelir. Normalde birden fazla kampınızın, olması iyi bir şey ama illa kamptan kurtulmak, istiyorsanız çekiç kullanarak yerle bir edebilir ve harcadığınız malzemelerin bir kısmını geri kazanabilirsiniz.

Don’t Starve oyunu

Tahta kukla bizim sigortamız. Oyunda diskalifiye olduktan sonra tekrar kaldığı yerden devam etmenin üç yolu vardır. Bunlardan ilki kolye takmaktır. Kolyeyi kendiniz yapabiliyorsunuz, ayrıca bir mezar kazdığınızda %3 ihtimalle kolye kazanabiliyorsunuz. Kolye taktığınız halde saf dışı olursanız, diğer gün tekrar diriliyorsunuz ve kolye kayboluyor. İkinci yol “Touch Stone” kullanmak. Oyun dünyasında etrafında dört domuz kellesi bulunan yapılarla karşılaşabilirsiniz. İşte buna Touch Stone deniyor ve aktifleştirdikten sonra, saf dışı olduğunuz noktada tekrar oyuna katılıyorsunuz. Üçüncü yol ise kendi kuklamızı kendimiz yapmak.

Kukla için gereken en önemli malzeme, sakal ve bunu elde etmek için de jilete ihtiyacımız var. Wilson’ ın sakalı uzadığında tıraş olursanız, belli sayıda sakal kazanıyorsunuz ama çok az sayıda. Yani sakal kazanmanız için epey beklemeniz gerekebilir. Bir kukla yapmak için, 4 sakala ihtiyacımız var. Sakal oranını mümkün olduğunca yüksek tutmak istiyorsanız her 16 günde bir tıraş olmalısınız. Böylece 9 sakalınız oluyor. Bu size biraz az gelebilir ama Don’t Starve’ nin kuralı bu.

Bir kukla yaptığınızda toplam sağlığınız 30 HP azalıyor. Çünkü bu sağlık kuklada tutuluyor ve kukla yok edildiğinde veya tekrar oyuna devam etmek için kullanıldığında geri kazanılıyor. Eğer kukladan kurtulmak isterseniz çekiç ile kırabilirsiniz.

KIŞA HAZIRLIKLI OLUN!

Kış sadece Westeros için tehdit oluşturan bir mevsim değil! Don’t Starve’ de şu an için en büyük zorluğu çıkaran unsurlardan birisidir. Bu mevsimde yemek bulma, imkânlarınızın son derece kısıtlanması yetmiyormuş gibi bir de soğukla uğraşmaya başlıyorsunuz ve ateş bulmak daha da zorlaşıyor. O yüzden kış gelmeden önce en azından yiyecek hazırlığı, yapmak önemli, yoksa daha ilk günlerden tahtalı köyü boylamanız mümkün. (Hazırlıklara hemen başlayın)

Don’t Starve,Don’t Starve indir

DON’T STARVE’ da tavşanlar kışa hazırlık yapmanın en güzel yollarından biridir. Özellikle de yakınlarda bolca tavşan yuvası, varsa daha kolaydır. Yakaladığınız tavşanlar bozulmuyor, bu yüzden kampa koyacağınız birkaç sandığı, dilediğiniz zaman bolca tavşanla doldurabiliyorsunuz. Kış geldiğinde bunları, yemeye başlayabilirsiniz. İkinci en güzel yol ise köfte yapmak, bunun için de bize gereken ana malzeme canavar eti, normalde canavar eti yemiyoruz biliyorsunuz bu tür yemekler hem vücut hem de akıl sağlığımıza zararlıdır, ama işte kampın olmazsa olması dediğimiz Crock ocak sayesinde bu etleri dal haricinde, herhangi bir malzeme ile (böğürtlen olur, normal hayvan eti olur, mantar olur) birleştirerek köfte yapabiliyorsunuz.

Kışın avlanıp, köfte yapmak için Bumerang kullanabilirsiniz. Bumerang yapabilmek için, Alchemy Engine kurmuş olmanız gerekiyor. Hedefinizi vurduktan sonra, bu size geri dönüyor ve siz de Space tuşuna basarak Bumerang’ ı yakalıyorsunuz. (Tutamazsanız sağlığınız zarar görür.) Kışın bolca yapabilmek için, mümkünse çok sayıda ağ toplayın ya da erişebileceğiniz uzaklıkta örümcek yuvası olmasına özen gösteri ve kampın etrafına bolca, çam ağacı dikin. Geceleri ağaç keserek ve gerektiğinde yakarak ihtiyacınız olan malzemeleri, elde edebilir ve Bumerang üretebilirsiniz.

Kış ayında en büyük sıkıntısı ise soğuk. Eğer bir ısı kaynağının yanında değilseniz donmaya başlıyorsunuz. Buda çok kötü bir durum. Üzerinize giyeceğiniz çeşitli giysiler gerekli! Eğer kış boyunca kampımdan pek ayrılmam, diyorsanız oyun size pek eğlenceli geçmeyecektir. Alchemy Engine gerektiren taşı, ilk önce bir ısı kaynağı yanında tamamen şarj ediyorsunuz, sonra da ister bulunduğunuz yerde kullanıyor ister çantanızda taşıyabiliyorsunuz. Tamamen şarj edilmiş bir taş bir yandan donmanızı geciktirirken, diğer yandan geceleri az da olsa ışık kaynağı sağlıyor. Ayrıca Wilson’ ın sakalı da uzunluğuna bağlı olarak soğuğa karşı koruma sağlıyor, ek bilgi olarak bunuda unutmayalım.

Giysilere gelince. Giysilerin donmayı geciktirme süreleri birbirinden farklı, bu süreler aynı zamanda günün hangi saatinde olduğunuza ve çevre ısısına göre de değişkenlik gösteriyor ve üzerinize aynı anda birden fazla kış giysisi giymişseniz bunların geciktirme süreleri birbiriyle toplanıyor. Daha uzun süre ısınabiliyorsunuz ama süre açıklamalarından da göreceğiniz üzere dolaşırken eninde sonunda bir ısı kaynağına ihtiyaç duyuyorsunuz. Üstünüze giyebileceğiniz üç giysi var. Dapper Vest, Breezy Vest (60 saniye), Puffy Vest ise (240 saniye) koruma sağlıyor. Kafa için kullanabileceğiniz şapkalardan Winter Hat ve Tam o’ Shanter (120 saniye), Beefalo Hat ise (240 saniye) koruma sağlıyor. Bunların en mantıklısı “Beefalo Hat” çünkü yapması nispeten oldukça kolay…

Vücut ısınızı korudunuz, karnınızı da doyurdunuz; eh! o zaman geriye kalan tek şey canlıların saldırılarına karşı kendinizi korumaktır. Deerclops yalnızca kışın ortaya çıkan bir canavar ve eğer yenebilirseniz 8 parça et bırakıyor. Ama işinizin son derece zor olacağını söylemeliyim. Çünkü Deerclops sizi iki üç vuruşta öldürebiliyor. Yani pek kavi bir canavar… Bufaloların bu canavara saldırmasını sağlayarak, işinizi kolaylaştırmanız mümkün. Bu pis canavar aynı çekiç gibi kamptaki yapıları parçalayabildiğinden, imkânınız varsa kamptan daha uzağa sürüklemeniz çok mantıklı olur. Kampınızı duvarlarla çevrelemek ve açık kapılı yerlerde tuzaklar kurmak sizin için iyi bir başlangıç olur.

Muhtemelen ilk oyununuzda kışı çıkaramayacaksınız, ama her bölümde yeni şeyler öğrenmiş, biraz daha deneyim kazanmış olacaksınız. Başta da söylediğim gibi tüm bunlar, oyunda nelerle karşılaşabileceğinize dair fikir sahibi olmanıza yardımcı olacak bilgiler. Ayrıca oyun sürekli olarak güncellendiği için bu yeniliklere adapte olmanız gerekecek. Bu oyunu hemen indirmenizi şiddetle önermiyorum. Sadece tavsiye ediyorum. Çünkü şiddet bizim işimiz değil! ? Hemen indirin ve yeni bir maceraya yelken açın.

1 yorum

  • Don’t Starve oyunu hakkında detaylı anlatımınız için teşekkürler.

    Oyunda Türkçe desteklenmemektedir.

    Çoğunlukla oyun seçenekleri tek kişilik oyuncu üzerine ancak çoklu oyuncu (birden fazla oyuncu) seçeneğini destekleyen oyunu da mevcut.

    Oyun oynamak eylenceli bir durum olabilir ancak oyuna veya oyunlara kendinizi fazla kaptırıp, değer verdiğiniz insanlardan uzaklaşmayın.

Yorum Yap